🇹🇷 Türkçe
How to say the phrase "Taze demlenmiş kahvenin kokusu soğuk sabahı ısıtıyordu." in other languages
Taze demlenmiş kahvenin kokusu soğuk sabahı ısıtıyordu.
See how to say the phrase Taze demlenmiş kahvenin kokusu soğuk sabahı ısıtıyordu. in 48 languages, with available variations and pronunciation.
Diğer dillerdeki çeviriler
🇺🇸 İngilizce
The smell of freshly brewed coffee warmed the cold morning.
🇪🇸 İspanyolca
El olor a café recién hecho calentaba la fría mañana.
🇩🇪 Almanca
Der Duft von frisch gebrühtem Kaffee wärmte den kalten Morgen.
🇯🇵 Japonca
淹れたてのコーヒーの香りが寒い朝を温めてくれました。
🇫🇷 Fransızca
L'odeur du café fraîchement moulu réchauffait la froide matinée.
🇧🇷 Portekizce
O cheiro de café recém-passado aquecia a manhã fria.
🇷🇺 Rusça
Запах свежесваренного кофе согрел холодное утро.
🇮🇹 İtalyanca
L'odore del caffè appena fatto riscaldava la fredda mattinata.
🇳🇱 Felemenkçe
De geur van vers gezette koffie verwarmde de koude ochtend.
🇵🇱 Lehçe
Zapach świeżo parzonej kawy rozgrzewał zimny poranek.
🇹🇷 Türkçe
Taze demlenmiş kahvenin kokusu soğuk sabahı ısıtıyordu.
🇨🇳 Çince
刚煮好的咖啡的香味温暖了寒冷的早晨。
🇮🇷 Farsça
بوی قهوه تازه دم صبح سرد را گرم می کرد.
🇻🇳 Vietnamca
Mùi cà phê mới pha sưởi ấm buổi sáng lạnh lẽo.
🇨🇿 Çekçe
Vůně čerstvě uvařené kávy zahřála chladné ráno.
🇮🇩 Endonezce
Aroma kopi yang baru diseduh menghangatkan dinginnya pagi hari.
🇰🇷 Korece
갓 내린 커피향이 추운 아침을 따뜻하게 녹여주었습니다.
🇸🇦 Arapça
كانت رائحة القهوة الطازجة تدفئ الصباح البارد.
🇭🇺 Macarca
A frissen főzött kávé illata felmelegítette a hideg reggelt.
🇸🇪 İsveççe
Doften av nybryggt kaffe värmde den kalla morgonen.
🇷🇴 Rumence
Mirosul de cafea proaspăt preparată a încălzit dimineața rece.
🇬🇷 Yunanca
Η μυρωδιά του φρεσκοκομμένου καφέ ζέστανε το κρύο πρωινό.
🇩🇰 Danca
Duften af friskbrygget kaffe varmede den kolde morgen.
🇫🇮 Fince
Tuoreen kahvin tuoksu lämmitti kylmää aamua.
🇮🇱 İbranice
ריח קפה טרי חימם את הבוקר הקר.
🇸🇰 Slovakça
Vôňa čerstvo uvarenej kávy zohrievala chladné ráno.
🇹🇭 Tayca
กลิ่นของกาแฟที่ชงสดใหม่ทำให้อุ่นขึ้นในเช้าที่หนาวเย็น
🇧🇬 Bulgarca
Миризмата на прясно сварено кафе стопли студената утрин.
🇭🇷 Hırvatça
Miris svježe skuhane kave grijao je hladno jutro.
🇳🇴 Norveççe
Lukten av nytraktet kaffe varmet den kalde morgenen.
🇱🇹 Litvanca
Šaltą rytą sušildė šviežiai užplikytos kavos kvapas.
🇷🇸 Sırpça
Мирис свеже скуване кафе загрејао је хладно јутро.
🇸🇮 Slovence
Mrzlo jutro je grel vonj po sveže kuhani kavi.
🇪🇸 Katalanca
L'olor del cafè acabat de fer va escalfar el fred matí.
🇪🇪 Estonca
Värskelt keedetud kohvi lõhn soojendas külma hommikut.
🇱🇻 Letonca
Svaigi pagatavotas kafijas smarža sildīja auksto rītu.
🇮🇳 Hintçe
ताज़ी बनी कॉफ़ी की महक ने ठंडी सुबह को गर्म कर दिया।
🇧🇩 Bengalce
সদ্য তৈরি কফির গন্ধ শীতল সকালকে উষ্ণ করে তোলে।
🇵🇭 Filipince
Ang amoy ng bagong timplang kape ay nagpainit sa malamig na umaga.
🇲🇾 Malayca
Bau kopi yang baru dibancuh menghangatkan pagi yang dingin.
🇵🇰 Urduca
تازہ پکی ہوئی کافی کی بو نے سرد صبح کو گرما دیا۔
🇦🇱 Arnavutça
Era e kafesë së sapobërë ngrohu mëngjesin e ftohtë.
🇻🇦 Latince
Odor recenter mixtam capulus calefacit mane frigus.
💚 Esperanto
La odoro de freŝe farita kafo varmigis la malvarman matenon.
👽 Klingonca
The smell of freshly brewed coffee warmed the cold morning.
🇦🇿 Azerbaycan dili
Təzə dəmlənmiş qəhvənin qoxusu soyuq səhəri isitdi.
🇪🇸 Galiçyaca
O cheiro do café recén feito quentou a fría mañá.
🇮🇳 Tamilce
புதிதாக காய்ச்சப்பட்ட காபியின் வாசனை குளிர்ந்த காலையை சூடேற்றியது.
İlişkili Kelimeler
İlişkili İfadeler
Sıcaktan susadığım için sıcak kahve ya da çay istemedim, soğuk meyve suyunu tercih ettim.
Sabah kalktığında pencereyi açmak, kapıyı kapatmak ve odaya girmek için koştu.
Dersleri kendimize hatırlatmak için geçmişi unutmadan projeye devam etmeliyiz.
Her sabah kahveyle süt içerim ve taze ekmek yerim.
Kahvaltı yedide başlıyor.
İşten önce kahve içer.
Bütün sabah yağmur yağdı.
Yarın sabah buluşabilir miyiz?
Bu sabah trafik çok yavaş.
Sabah sekiz otobüsünü kaçırdım.
Az şekerli bir espresso lütfen.
Toplantı yarın sabah saat 10'a ertelendi.
On dakikalık bir kahve molası verelim.
Sabah beş kilometre yürüdük.
Taze kahvenin lezzetli bir aroması vardır.
Güneş ışığı sabahları odayı aydınlatır.
Kafede biraz taze portakal suyu içtik.
Sabah kuş cıvıltılarını duyduk.
Ayrılmadan önce doyurucu bir kahvaltı yaptık.
Kahvaltıda ballı krep yaptı.
Taze demlenmiş kahve kokusu evi doldurdu.
Öğleden sonra çok sert bir kahve içtik.
Sabah meltemi herkesin enerjisini tazeledi.
Çok aromatik bir fincan kahve hazırladı.
Kahve fincanını gümüş tepsiye koydu.
Bahçedeki çimenler bu sabah kesildi.
Otelin kahvaltısında taze meyve ve doğal meyve suları yer almaktadır.
Sabah saatlerinde köprüde trafik sakindi.
İpek perde sabah güneş ışığını süzüyordu.
Kırmızı gül sabah güneşinde açmıştı.