🇹🇷 Türkçe
How to say the phrase "Toplantı yarın sabah saat 10'a ertelendi." in other languages
Toplantı yarın sabah saat 10'a ertelendi.
See how to say the phrase Toplantı yarın sabah saat 10'a ertelendi. in 48 languages, with available variations and pronunciation.
Diğer dillerdeki çeviriler
🇺🇸 İngilizce
The meeting was postponed to tomorrow at ten AM.
🇪🇸 İspanyolca
La reunión quedó aplazada para mañana a las diez de la mañana.
🇩🇪 Almanca
Das Treffen wurde auf morgen um zehn Uhr morgens verschoben.
🇯🇵 Japonca
会議は明日の午前10時まで延期された。
🇫🇷 Fransızca
La réunion a été reportée à demain à dix heures du matin.
🇧🇷 Portekizce
A reunião foi adiada para amanhã às dez da manhã.
🇷🇺 Rusça
Заседание перенесли на завтра в десять утра.
🇮🇹 İtalyanca
L'incontro è stato rinviato a domani alle dieci del mattino.
🇳🇱 Felemenkçe
De vergadering werd uitgesteld tot morgenochtend om tien uur.
🇵🇱 Lehçe
Spotkanie zostało przełożone na jutro na dziesiątą rano.
🇹🇷 Türkçe
Toplantı yarın sabah saat 10'a ertelendi.
🇨🇳 Çince
会议推迟到明天上午十点。
🇮🇷 Farsça
جلسه به فردا ساعت ده صبح موکول شد.
🇻🇳 Vietnamca
Cuộc họp được hoãn lại cho đến ngày mai lúc mười giờ sáng.
🇨🇿 Çekçe
Jednání bylo odloženo na zítra v deset hodin dopoledne.
🇮🇩 Endonezce
Rapat ditunda hingga besok pukul sepuluh pagi.
🇰🇷 Korece
회의는 내일 오전 10시로 연기되었습니다.
🇸🇦 Arapça
وتم تأجيل الاجتماع إلى يوم غد الساعة العاشرة صباحاً.
🇭🇺 Macarca
Az ülést holnap délelőtt tízre halasztották.
🇸🇪 İsveççe
Mötet sköts upp till imorgon klockan tio på morgonen.
🇷🇴 Rumence
Şedinţa a fost amânată până mâine la zece dimineaţa.
🇬🇷 Yunanca
Η συνεδρίαση αναβλήθηκε για αύριο στις δέκα το πρωί.
🇩🇰 Danca
Mødet blev udsat til i morgen klokken ti om morgenen.
🇫🇮 Fince
Kokous siirrettiin huomiseen klo 10 aamulla.
🇮🇱 İbranice
הפגישה נדחתה למחר בעשר בבוקר.
🇸🇰 Slovakça
Stretnutie bolo odložené na zajtra o desiatej ráno.
🇹🇭 Tayca
เลื่อนการประชุมเป็นวันพรุ่งนี้เวลาสิบโมงเช้า
🇧🇬 Bulgarca
Срещата беше отложена за утре в десет сутринта.
🇭🇷 Hırvatça
Sastanak je odgođen za sutra u deset ujutro.
🇳🇴 Norveççe
Møtet ble utsatt til i morgen klokken ti om morgenen.
🇱🇹 Litvanca
Posėdis buvo atidėtas rytojaus dešimčiai ryto.
🇷🇸 Sırpça
Састанак је одложен за сутра у десет ујутру.
🇸🇮 Slovence
Sejo so preložili na jutri ob desetih zjutraj.
🇪🇸 Katalanca
La reunió es va ajornar fins demà a les deu del matí.
🇪🇪 Estonca
Koosolek lükati homseks kella kümneks hommikul.
🇱🇻 Letonca
Sanāksme tika pārcelta uz rītdien pulksten desmitiem no rīta.
🇮🇳 Hintçe
बैठक कल सुबह दस बजे तक के लिए स्थगित कर दी गई.
🇧🇩 Bengalce
বৈঠকটি আগামীকাল সকাল দশটা পর্যন্ত স্থগিত করা হয়েছে।
🇵🇭 Filipince
Ang pulong ay ipinagpaliban hanggang bukas ng alas diyes ng umaga.
🇲🇾 Malayca
Mesyuarat ditangguhkan sehingga esok pada pukul sepuluh pagi.
🇵🇰 Urduca
اجلاس کل صبح دس بجے تک ملتوی کر دیا گیا۔
🇦🇱 Arnavutça
Takimi u shty për nesër në orën 10 të mëngjesit.
🇻🇦 Latince
Conventus in crastinum ad decem mane dilata est.
💚 Esperanto
La kunveno estis prokrastita ĝis morgaŭ je la deka matene.
👽 Klingonca
qep qIllu'.
🇦🇿 Azerbaycan dili
İclas sabah səhər saat 10-a təxirə salınıb.
🇪🇸 Galiçyaca
A reunión aprazouse ata mañá ás dez da mañá.
🇮🇳 Tamilce
கூட்டம் நாளை காலை பத்து மணிக்கு ஒத்திவைக்கப்பட்டது.
İlişkili İfadeler
Bir toplantı ayarlamak istiyorum.
Şirket yedi, sekiz, dokuz veya on çalışandan yüze ve ardından bine yükseldi.
Dün ayı kapattık, şimdi yıla başlıyoruz ve yarın plan yapıyoruz.
Sabah kalktığında pencereyi açmak, kapıyı kapatmak ve odaya girmek için koştu.
Henüz erken olsa da belki toplantıya şimdi başlayabiliriz.
İyi geceler, yarın görüşürüz.
Restoran saat onda kapanıyor.
Kahvaltı yedide başlıyor.
Şimdi toplantıya başlayalım.
Bütün sabah yağmur yağdı.
Tahminlere göre yarın kar bekleniyor.
Derin bir nefes alın ve 10'a kadar sayın.
Toplantıya davet aldım.
Yarın sabah buluşabilir miyiz?
Bu sabah trafik çok yavaş.
Sabah sekiz otobüsünü kaçırdım.
Tedarikçilerle bir toplantı ayarlamamız gerekiyor.
On dakikalık bir kahve molası verelim.
Şirket on yeni iş ilanı açtı.
Güvenlik eğitimi yarın sabah yapılacak.
Sabah beş kilometre yürüdük.
Güneş ışığı sabahları odayı aydınlatır.
Sabah kuş cıvıltılarını duyduk.
Ayrılmadan önce doyurucu bir kahvaltı yaptık.
Kahvaltıda ballı krep yaptı.
Sabah meltemi herkesin enerjisini tazeledi.
Bahçedeki çimenler bu sabah kesildi.
Otelin kahvaltısında taze meyve ve doğal meyve suları yer almaktadır.
Sabah saatlerinde köprüde trafik sakindi.
İpek perde sabah güneş ışığını süzüyordu.
Kırmızı gül sabah güneşinde açmıştı.
Taze demlenmiş kahvenin kokusu soğuk sabahı ısıtıyordu.