🇹🇷 Türkçe
How to say the phrase "Yanan şömine odayı sıcak tutuyordu." in other languages
Yanan şömine odayı sıcak tutuyordu.
See how to say the phrase Yanan şömine odayı sıcak tutuyordu. in 48 languages, with available variations and pronunciation.
Diğer dillerdeki çeviriler
🇺🇸 İngilizce
The lit fireplace kept the room warm.
🇪🇸 İspanyolca
La chimenea encendida mantenía la habitación caliente.
🇩🇪 Almanca
Der brennende Kamin hielt den Raum warm.
🇯🇵 Japonca
燃えている暖炉が部屋を暖かく保っていました。
🇫🇷 Fransızca
La cheminée allumée gardait la pièce au chaud.
🇧🇷 Portekizce
A lareira acesa mantinha a sala aquecida.
🇷🇺 Rusça
Горящий камин сохранял тепло в комнате.
🇮🇹 İtalyanca
Il camino acceso manteneva calda la stanza.
🇳🇱 Felemenkçe
De brandende open haard hield de kamer warm.
🇵🇱 Lehçe
Płonący kominek ogrzewał pomieszczenie.
🇹🇷 Türkçe
Yanan şömine odayı sıcak tutuyordu.
🇨🇳 Çince
燃烧的壁炉使房间保持温暖。
🇮🇷 Farsça
شومینه شعله ور اتاق را گرم نگه می داشت.
🇻🇳 Vietnamca
Lò sưởi đang cháy giữ cho căn phòng ấm áp.
🇨🇿 Çekçe
Hořící krb udržoval v místnosti teplo.
🇮🇩 Endonezce
Perapian yang menyala membuat ruangan tetap hangat.
🇰🇷 Korece
불타는 벽난로가 방을 따뜻하게 유지했습니다.
🇸🇦 Arapça
المدفأة المشتعلة أبقت الغرفة دافئة.
🇭🇺 Macarca
Az égő kandalló melegen tartotta a szobát.
🇸🇪 İsveççe
Den brinnande spisen höll rummet varmt.
🇷🇴 Rumence
Șemineul aprins a menținut încăperea caldă.
🇬🇷 Yunanca
Το αναμμένο τζάκι κρατούσε το δωμάτιο ζεστό.
🇩🇰 Danca
Den brændende pejs holdt rummet varmt.
🇫🇮 Fince
Palava takka piti huoneen lämpimänä.
🇮🇱 İbranice
האח הבוערת שמרה על חום החדר.
🇸🇰 Slovakça
Horiaci krb udržiaval v miestnosti teplo.
🇹🇭 Tayca
เตาผิงที่ลุกไหม้ทำให้ห้องอบอุ่น
🇧🇬 Bulgarca
Горящата камина поддържаше стаята топла.
🇭🇷 Hırvatça
Zapaljeni kamin održavao je toplinu u sobi.
🇳🇴 Norveççe
Den brennende peisen holdt rommet varmt.
🇱🇹 Litvanca
Degantis židinys palaikė šilumą kambaryje.
🇷🇸 Sırpça
Запаљени камин одржавао је собу топлом.
🇸🇮 Slovence
Zagorelo ognjišče je ohranjalo prostor toplo.
🇪🇸 Katalanca
La xemeneia encesa mantenia l'habitació calenta.
🇪🇪 Estonca
Põlev kamin hoidis toa sooja.
🇱🇻 Letonca
Degošais kamīns uzturēja telpu siltumu.
🇮🇳 Hintçe
जलती हुई चिमनी कमरे को गर्म रखती थी।
🇧🇩 Bengalce
জ্বলন্ত অগ্নিকুণ্ড ঘর গরম রাখল।
🇵🇭 Filipince
Ang nasusunog na tsiminea ay nagpanatiling mainit sa silid.
🇲🇾 Malayca
Perapian yang terbakar menjadikan bilik itu hangat.
🇵🇰 Urduca
جلتی ہوئی چمنی کمرے کو گرم رکھتی تھی۔
🇦🇱 Arnavutça
Oxhaku i ndezur e mbante dhomën të ngrohtë.
🇻🇦 Latince
Caminata foco tepidum servabat locum.
💚 Esperanto
La brulanta kameno varmigis la ĉambron.
👽 Klingonca
The lit fireplace kept the room warm.
🇦🇿 Azerbaycan dili
Yanan kamin otağı isti saxlayırdı.
🇪🇸 Galiçyaca
A lareira acesa mantivo a habitación quente.
🇮🇳 Tamilce
எரியும் நெருப்பிடம் அறையை சூடாக வைத்திருந்தது.
İlişkili Kelimeler
İlişkili İfadeler
Oturma odasından kapıdan mutfağı, pencereden ise sokağı görebiliyorum.
Sabah kalktığında pencereyi açmak, kapıyı kapatmak ve odaya girmek için koştu.
Ana konferans salonu nerede?
Ahşap yemek odası masasını aldık.
Ahşap yemek odası masasını buldu.
Yemek odasındaki ahşap masayı düzenledi.
Ahşap yemek odası masasını incelediler.
Yemek odasındaki ahşap masayı tercih ediyorum.
Ekibimiz yemek odasındaki ahşap masayı planladı.
Öğretmen yemek odasındaki ahşap masayı anlattı.
Doktor yemek odasındaki ahşap masayı tavsiye etti.
Ahşap yemek odası masasını ziyaret ettik.
Yemek odasındaki ahşap masayı hazırladı.
Yemek odasındaki ahşap masayı temizledi.
Ahşap masayı yemek odasından getirmişler.
Ahşap yemek masasına baktım.
Ahşap yemek masasının sesini duyuyoruz.
Yemek odasındaki ahşap masayı o tasarladı.
Yemek odasındaki ahşap masayı onardı.
Yemek odasındaki ahşap masayı kapattılar.
Ahşap yemek odası masasını açtım.
Yemek odasındaki ahşap masayı seçtik.
Ahşap yemek odası masasını o yazdı.
Parti için odayı dekore ettiler.
Güneş ışığı sabahları odayı aydınlatır.
Odadaki ampul yanmış, değiştirilmesi gerekiyor.
Kitaplık odanın tüm duvarını kaplar.
Oturma odası penceresinden manzara muhteşem.
Oturma odasındaki kanepenin minderlerini yerleştirdi.
Odadaki sandal ağacı tütsüsünü yaktı.
Kadife perde odayı karanlık tutuyordu.
Oturma odasına biberiye esansı serpti.
Bardağı oturma odasındaki sehpanın üzerine koydu.
Uzman, masif ahşap mobilyalı oturma odasını önerdi.
Araştırma ekibi masif ahşap mobilyalı oturma odasını keşfetti.
Müşteri masif ahşap mobilyalı oturma odasını talep etti.
Oturma odasını masif ahşap mobilyalarla donattık.
Hükümet, masif ahşap mobilyalı oturma odasını onayladı.
Beslenme uzmanı masif ahşap mobilyalı oturma odasını önerdi.
Avukat masif ahşap mobilyalı oturma odasını anlattı.
Oturma odasını masif ahşap mobilyalarla düzenlediler.
Oturma odasını masif ahşap mobilyalarla donattı.
Masif ahşap mobilyalı oturma odasını satın aldı.
Masif ahşap mobilyalı oturma odasını öğrendik.
Mühendis oturma odasını masif ahşap mobilyalarla tasarladı.
Öğrenci masif ahşap mobilyalarla donatılmış oturma odasını araştırdı.
Masif ahşap mobilyalı oturma odasını izledik.
Masif ahşap mobilyalı oturma odasının fotoğrafını çekti.
Oturma odasını masif ahşap mobilyalarla donattı.
Doktor oturma odasını masif ahşap mobilyalarla donattı.
Öğretmen masif ahşap mobilyalı oturma odasını öğretti.
Oturma odasını masif ahşap mobilyalarla donattılar.
Oturma odasını masif ahşap mobilyalarla aldım.
Mimar oturma odasını masif ahşap mobilyalarla planladı.
Gazeteci masif ahşap mobilyalı oturma odasıyla röportaj yaptı.
Teknisyen masif ahşap mobilyalı oturma odasını test etti.
Oturma odasını masif ahşap mobilyalarla donattık.
Oturma odasını masif ahşap mobilyalarla dekore etti.
Oturma odasını masif ahşap mobilyalarla temizledi.
Oturma odasını masif ahşap mobilyalarla restore ettiler.
Şoför masif ahşap mobilyalarla donatılmış oturma odasına girdi.
Fotoğrafçı masif ahşap mobilyalarla donatılmış oturma odasını fotoğrafladı.
Oturma odasını masif ahşap mobilyalarla kutluyoruz.
Oturma odası penceresinden manzara okyanusa bakmaktadır.
Oturma odasına şık bir halı aldık.