🇹🇷 Türkçe
How to say the phrase "Kötü hava koşulları nedeniyle uçuş iki saat rötar yaptı." in other languages
Kötü hava koşulları nedeniyle uçuş iki saat rötar yaptı.
See how to say the phrase Kötü hava koşulları nedeniyle uçuş iki saat rötar yaptı. in 48 languages, with available variations and pronunciation.
Diğer dillerdeki çeviriler
🇺🇸 İngilizce
The flight was delayed two hours due to bad weather.
🇪🇸 İspanyolca
El vuelo se retrasó dos horas debido al mal tiempo.
🇩🇪 Almanca
Aufgrund des schlechten Wetters hatte der Flug zwei Stunden Verspätung.
🇯🇵 Japonca
悪天候のため飛行機は2時間遅れた。
🇫🇷 Fransızca
Le vol a été retardé de deux heures en raison du mauvais temps.
🇧🇷 Portekizce
O voo atrasou duas horas devido ao mau tempo.
🇷🇺 Rusça
Рейс был задержан на два часа из-за плохой погоды.
🇮🇹 İtalyanca
Il volo ha subito un ritardo di due ore a causa del maltempo.
🇳🇱 Felemenkçe
Door het slechte weer werd de vlucht twee uur vertraagd.
🇵🇱 Lehçe
Lot był opóźniony o dwie godziny ze względu na złą pogodę.
🇹🇷 Türkçe
Kötü hava koşulları nedeniyle uçuş iki saat rötar yaptı.
🇨🇳 Çince
由于天气恶劣,航班延误了两个小时。
🇮🇷 Farsça
پرواز به دلیل بدی آب و هوا دو ساعت تاخیر داشت.
🇻🇳 Vietnamca
Chuyến bay bị trì hoãn hai tiếng do thời tiết xấu.
🇨🇿 Çekçe
Let byl kvůli špatnému počasí zpožděn o dvě hodiny.
🇮🇩 Endonezce
Penerbangan ditunda dua jam karena cuaca buruk.
🇰🇷 Korece
악천후로 인해 비행기가 2시간 지연되었습니다.
🇸🇦 Arapça
تأخرت الرحلة ساعتين بسبب سوء الأحوال الجوية.
🇭🇺 Macarca
A járat két órát késett a rossz időjárás miatt.
🇸🇪 İsveççe
Flyget blev två timmar försenat på grund av dåligt väder.
🇷🇴 Rumence
Zborul a fost întârziat cu două ore din cauza vremii nefavorabile.
🇬🇷 Yunanca
Η πτήση καθυστέρησε δύο ώρες λόγω κακοκαιρίας.
🇩🇰 Danca
Flyet blev to timer forsinket på grund af dårligt vejr.
🇫🇮 Fince
Lento myöhästyi kaksi tuntia huonon sään vuoksi.
🇮🇱 İbranice
הטיסה נדחתה שעתיים בגלל מזג אוויר גרוע.
🇸🇰 Slovakça
Let meškal dve hodiny pre zlé počasie.
🇹🇭 Tayca
เที่ยวบินล่าช้าไป 2 ชั่วโมงเนื่องจากสภาพอากาศเลวร้าย
🇧🇬 Bulgarca
Полетът беше отложен с два часа заради лошото време.
🇭🇷 Hırvatça
Let je kasnio dva sata zbog lošeg vremena.
🇳🇴 Norveççe
Flyet ble to timer forsinket på grunn av dårlig vær.
🇱🇹 Litvanca
Dėl prasto oro skrydis atidėtas dviem valandoms.
🇷🇸 Sırpça
Лет је одложен два сата због лошег времена.
🇸🇮 Slovence
Let je bil zaradi slabega vremena prestavljen za dve uri.
🇪🇸 Katalanca
El vol es va retardar dues hores a causa del mal temps.
🇪🇪 Estonca
Lend hilines halva ilma tõttu kaks tundi.
🇱🇻 Letonca
Slikto laikapstākļu dēļ reiss aizkavējās divas stundas.
🇮🇳 Hintçe
खराब मौसम के कारण उड़ान में दो घंटे की देरी हुई।
🇧🇩 Bengalce
খারাপ আবহাওয়ার কারণে ফ্লাইট দুই ঘণ্টা বিলম্বিত হয়।
🇵🇭 Filipince
Naantala ang flight ng dalawang oras dahil sa masamang panahon.
🇲🇾 Malayca
Penerbangan tertunda dua jam kerana cuaca buruk.
🇵🇰 Urduca
خراب موسم کے باعث پرواز دو گھنٹے تاخیر کا شکار ہوئی۔
🇦🇱 Arnavutça
Fluturimi u vonua dy orë për shkak të motit të keq.
🇻🇦 Latince
Fuga tempestatibus duabus horis moratus est.
💚 Esperanto
La flugo estis prokrastita du horojn pro malbona vetero.
👽 Klingonca
The flight was delayed two hours due to bad weather.
🇦🇿 Azerbaycan dili
Pis hava şəraiti səbəbindən uçuş iki saat gecikib.
🇪🇸 Galiçyaca
O voo atrasouse dúas horas debido ao mal tempo.
🇮🇳 Tamilce
மோசமான வானிலை காரணமாக விமானம் இரண்டு மணி நேரம் தாமதமானது.
İlişkili Kelimeler
İlişkili İfadeler
kötü işçi her zaman aletlerini suçlar
iki kız kardeş ve bir erkek kardeş
Bu bir zaman kaybı
İki kişilik masa ayırtmak istiyorum.
İki blok boyunca düz ilerleyin.
Kapı zili iki kere çaldı.
Güvenin büyümesi zaman alır.
Tarif iki yumurta gerektiriyor.
İki büyük çantayı kontrol etmem gerekiyor.
Buradan havaalanına gitmek ne kadar sürer?
Bir kitap fiyatına iki kitap aldım.
Eski köprü nehrin her iki yakasını birbirine bağlıyor.
Sporcu maratonu rekor sürede koştu.
Uzman, iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini önerdi.
Araştırma ekibi iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini keşfetti.
Müşteri, iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini talep etti.
İklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini planlıyoruz.
Hükümet iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini onayladı.
Beslenme uzmanı, iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini öne sürdü.
Avukat, iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini anlattı.
İklimin bölgesel tarıma etkilerini düzenlediler.
İklimin bölgesel tarıma etkilerini anlattı.
İklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini anladı.
İklimin bölgesel tarıma etkilerini öğrendik.
Mühendis, iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini çizdi.
Öğrenci iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini araştırdı.
İklimin bölgesel tarıma etkilerini görüyoruz.
İklimin bölgesel tarıma etkilerini fotoğrafladı.
İklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini tespit etti.
Doktor, iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini öngördü.
Öğretmen iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini anlattı.
İklimin bölgesel tarıma etkilerini ektiler.
İklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini aldım.
Mimar, iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini planladı.
Gazeteci iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini röportaj yaptı.
Teknisyen iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini test etti.
İklimin bölgesel tarıma etkilerini değerlendiriyoruz.
İklimin bölgesel tarıma etkilerini ezberledi.
İklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini temizledi.
İklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini onardılar.
Sürücü iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini tartıştı.
Fotoğrafçı iklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini kaydetti.
İklimin bölgesel tarım üzerindeki etkilerini kutluyoruz.