🇹🇷 Türkçe
How to say the phrase "Ön bahçede kırmızı bir gül açmıştı." in other languages
Ön bahçede kırmızı bir gül açmıştı.
See how to say the phrase Ön bahçede kırmızı bir gül açmıştı. in 48 languages, with available variations and pronunciation.
Diğer dillerdeki çeviriler
🇺🇸 İngilizce
The red rose bloomed in the front garden.
🇪🇸 İspanyolca
La rosa roja floreció en el jardín delantero.
🇩🇪 Almanca
Im Vorgarten blühte die rote Rose.
🇯🇵 Japonca
前庭に赤いバラが咲きました。
🇫🇷 Fransızca
La rose rouge a fleuri dans la cour.
🇧🇷 Portekizce
A rosa vermelha floresceu no jardim da frente.
🇷🇺 Rusça
Во дворе цвела красная роза.
🇮🇹 İtalyanca
La rosa rossa sbocciò nel cortile.
🇳🇱 Felemenkçe
De rode roos bloeide in de voortuin.
🇵🇱 Lehçe
Na podwórzu zakwitła czerwona róża.
🇹🇷 Türkçe
Ön bahçede kırmızı bir gül açmıştı.
🇨🇳 Çince
前院里盛开着红玫瑰。
🇮🇷 Farsça
گل رز قرمز در حیاط جلویی شکوفه داد.
🇻🇳 Vietnamca
Bông hồng đỏ đã nở trước sân.
🇨🇿 Çekçe
Na předním dvoře kvetla červená růže.
🇮🇩 Endonezce
Mawar merah mekar di halaman depan.
🇰🇷 Korece
앞마당에 빨간 장미가 피었습니다.
🇸🇦 Arapça
أزهرت الوردة الحمراء في الفناء الأمامي.
🇭🇺 Macarca
A piros rózsa virágzott az előkertben.
🇸🇪 İsveççe
Den röda rosen blommade på gården.
🇷🇴 Rumence
Trandafirul roșu a înflorit în curtea din față.
🇬🇷 Yunanca
Το κόκκινο τριαντάφυλλο άνθισε στην μπροστινή αυλή.
🇩🇰 Danca
Den røde rose blomstrede i forhaven.
🇫🇮 Fince
Etupihalla kukkii punainen ruusu.
🇮🇱 İbranice
הוורד האדום פרח בחצר הקדמית.
🇸🇰 Slovakça
Na predzáhradke kvitla červená ruža.
🇹🇭 Tayca
ดอกกุหลาบสีแดงบานที่ลานหน้าบ้าน
🇧🇬 Bulgarca
Червената роза цъфна в предния двор.
🇭🇷 Hırvatça
Crvena ruža procvjetala je u dvorištu.
🇳🇴 Norveççe
Den røde rosen blomstret i forgården.
🇱🇹 Litvanca
Priekiniame kieme žydėjo raudona rožė.
🇷🇸 Sırpça
Црвена ружа је цветала у предњем дворишту.
🇸🇮 Slovence
Rdeča vrtnica je cvetela na dvorišču.
🇪🇸 Katalanca
La rosa vermella va florir al pati del davant.
🇪🇪 Estonca
Eesõues õitses punane roos.
🇱🇻 Letonca
Priekšpagalmā uzziedēja sarkanā roze.
🇮🇳 Hintçe
सामने आँगन में लाल गुलाब खिल गया।
🇧🇩 Bengalce
সামনের উঠোনে লাল গোলাপ ফুটেছে।
🇵🇭 Filipince
Namumukadkad ang pulang rosas sa harapan ng bakuran.
🇲🇾 Malayca
Mawar merah mekar di halaman rumah.
🇵🇰 Urduca
سامنے کے صحن میں سرخ گلاب کھلا تھا۔
🇦🇱 Arnavutça
Trëndafili i kuq lulëzoi në oborrin e përparmë.
🇻🇦 Latince
In hortum rubra rosa floruit.
💚 Esperanto
La ruĝa rozo floris en la antaŭa korto.
👽 Klingonca
The red rose bloomed in the front garden.
🇦🇿 Azerbaycan dili
Həyətdə qırmızı qızılgül çiçək açdı.
🇪🇸 Galiçyaca
A rosa vermella floreceu no xardín dianteiro.
🇮🇳 Tamilce
முன் முற்றத்தில் சிவப்பு ரோஜா மலர்ந்தது.
İlişkili İfadeler
Kanepeden masayı ve bahçede parıldayan ışığı görüyorum.
Tabloyu oluşturmak için turuncu, mor, pembe, kahverengi ve gri boyaları karıştırdım.
Çiçek bahçesinde kelebekler güneşin altında çiçekten çiçeğe uçarlar.
Evin bahçesini rengarenk çiçeklerle satın aldık.
Evin bahçesini rengarenk çiçeklerle buldu.
Evin bahçesini rengarenk çiçeklerle düzenledi.
Evin rengarenk çiçeklerle dolu bahçesini incelediler.
Rengarenk çiçeklerle dolu bahçeyi tercih ediyorum.
Ekibimiz evin bahçesini rengarenk çiçeklerle süsledi.
Öğretmen evin bahçesini rengarenk çiçeklerle anlattı.
Doktor evin rengarenk çiçeklerle dolu bahçesini tavsiye etti.
Evin rengarenk çiçeklerle dolu bahçesini gezdik.
Evin bahçesini rengarenk çiçeklerle hazırladı.
Evin bahçesini rengarenk çiçeklerle temizledi.
Evin bahçesini rengarenk çiçeklerle donattılar.
Rengarenk çiçeklerle dolu evin bahçesini izledim.
Rengarenk çiçeklerle dolu evin bahçesini duyuyoruz.
Evin bahçesini rengarenk çiçeklerle tasarladı.
Evin bahçesini rengarenk çiçeklerle donattı.
Evin bahçesini rengarenk çiçeklerle çevrelediler.
Evin bahçesini rengarenk çiçeklerle açtım.
Biz evin rengarenk çiçeklerle dolu bahçesini seçtik.
Evin bahçesini rengarenk çiçeklerle yazdı.
İnce yağmur bahçenin çimenlerini ıslatıyordu.
Mavi kelebek bahçedeki çiçeklerin arasında uçtu.
Bahçeden kırmızı çilek topladık.
Yumuşak pembe ruj sürdü.
Manacá çiçeği bahçede renk değiştirdi.
Bahçedeki çimenler bu sabah kesildi.
Beyaz gülden hoş bir koku yayılıyordu.
Bahçede kuşların cıvıltılarını duyduk.
Şehrin botanik bahçesinden geçtik.
Sarı kelebek bahçedeki çiçeğe kondu.
Kırmızı gül sabah güneşinde açmıştı.
Bahçedeki çiçeklerin arasında rengarenk bir kelebek uçtu.
Bahçeden olgun mangoları topluyoruz.