🇹🇷 Türkçe
How to say the phrase "Fotoğrafçı mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları yakaladı." in other languages
Fotoğrafçı mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları yakaladı.
See how to say the phrase Fotoğrafçı mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları yakaladı. in 48 languages, with available variations and pronunciation.
Diğer dillerdeki çeviriler
🇺🇸 İngilizce
The photographer recorded native trees in the neighborhood central square.
🇪🇸 İspanyolca
El fotógrafo capturó árboles nativos en la plaza central del barrio.
🇩🇪 Almanca
Der Fotograf hat einheimische Bäume auf dem zentralen Platz des Viertels fotografiert.
🇯🇵 Japonca
写真家は、近所の中央広場にある自生の木を撮影しました。
🇫🇷 Fransızca
Le photographe a photographié des arbres indigènes sur la place centrale du quartier.
🇧🇷 Portekizce
A fotógrafa registrou árvores nativas na praça central do bairro.
🇷🇺 Rusça
Фотограф запечатлел местные деревья на центральной площади района.
🇮🇹 İtalyanca
Il fotografo ha catturato alberi autoctoni nella piazza centrale del quartiere.
🇳🇱 Felemenkçe
De fotograaf legde inheemse bomen vast op het centrale plein van de wijk.
🇵🇱 Lehçe
Fotograf uchwycił rodzime drzewa na centralnym placu dzielnicy.
🇹🇷 Türkçe
Fotoğrafçı mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları yakaladı.
🇨🇳 Çince
摄影师捕捉到了附近中心广场上的原生树木。
🇮🇷 Farsça
عکاس از درختان بومی در میدان مرکزی محله عکس گرفت.
🇻🇳 Vietnamca
Nhiếp ảnh gia đã chụp được những cây bản địa ở quảng trường trung tâm của khu phố.
🇨🇿 Çekçe
Fotograf zachytil původní stromy na centrálním náměstí v sousedství.
🇮🇩 Endonezce
Fotografer memotret pepohonan asli di alun-alun pusat lingkungan tersebut.
🇰🇷 Korece
사진작가는 동네 중앙 광장에 있는 자생 나무를 포착했습니다.
🇸🇦 Arapça
قام المصور بالتقاط صور للأشجار المحلية في الساحة المركزية بالحي.
🇭🇺 Macarca
A fotós őshonos fákat örökített meg a környék központi terén.
🇸🇪 İsveççe
Fotografen fångade inhemska träd på grannskapets centrala torg.
🇷🇴 Rumence
Fotograful a surprins copaci nativi în piața centrală a cartierului.
🇬🇷 Yunanca
Ο φωτογράφος απαθανάτισε γηγενή δέντρα στην κεντρική πλατεία της γειτονιάς.
🇩🇰 Danca
Fotografen fangede indfødte træer på kvarterets centrale plads.
🇫🇮 Fince
Valokuvaaja vangitsi alkuperäisiä puita naapuruston keskusaukiolla.
🇮🇱 İbranice
הצלם לכד עצים מקומיים בכיכר המרכזית של השכונה.
🇸🇰 Slovakça
Fotograf zachytil pôvodné stromy na centrálnom námestí v susedstve.
🇹🇭 Tayca
ช่างภาพถ่ายภาพต้นไม้พื้นเมืองในจัตุรัสกลางของย่านนี้
🇧🇬 Bulgarca
Фотографът е заснел местни дървета на централния площад в квартала.
🇭🇷 Hırvatça
Fotograf je snimio autohtono drveće na središnjem trgu u četvrti.
🇳🇴 Norveççe
Fotografen fanget innfødte trær på nabolagets sentrale torg.
🇱🇹 Litvanca
Fotografas užfiksavo vietinius medžius centrinėje mikrorajono aikštėje.
🇷🇸 Sırpça
Фотограф је снимио домаће дрвеће на централном тргу у комшилуку.
🇸🇮 Slovence
Fotograf je ujel avtohtona drevesa na osrednjem trgu soseske.
🇪🇸 Katalanca
El fotògraf va captar arbres autòctons a la plaça central del barri.
🇪🇪 Estonca
Fotograaf jäädvustas naabruskonna keskväljakul põlispuid.
🇱🇻 Letonca
Fotogrāfs iemūžināja vietējos kokus apkaimes centrālajā laukumā.
🇮🇳 Hintçe
फोटोग्राफर ने पड़ोस के केंद्रीय चौराहे पर देशी पेड़ों को कैद किया।
🇧🇩 Bengalce
ফটোগ্রাফার আশেপাশের কেন্দ্রীয় চত্বরে দেশীয় গাছগুলি ক্যাপচার করেছেন।
🇵🇭 Filipince
Nakuha ng photographer ang mga katutubong puno sa gitnang plaza ng kapitbahayan.
🇲🇾 Malayca
Jurugambar menangkap pokok asli di dataran tengah kejiranan.
🇵🇰 Urduca
فوٹوگرافر نے محلے کے مرکزی چوک میں مقامی درختوں کو پکڑ لیا۔
🇦🇱 Arnavutça
Fotografi kapi pemë vendase në sheshin qendror të lagjes.
🇻🇦 Latince
Pretium cepit arbores indigenas in platea media viciniae.
💚 Esperanto
La fotisto kaptis indiĝenajn arbojn en la centra placo de la kvartalo.
👽 Klingonca
The photographer recorded native trees in the neighborhood central square.
🇦🇿 Azerbaycan dili
Fotoqraf məhəllənin mərkəzi meydanındakı yerli ağacları çəkib.
🇪🇸 Galiçyaca
O fotógrafo capturou árbores autóctonas na praza central do barrio.
🇮🇳 Tamilce
புகைப்படக்காரர் அக்கம்பக்கத்தின் மத்திய சதுக்கத்தில் உள்ள பூர்வீக மரங்களைப் படம்பிடித்தார்.
İlişkili Kelimeler
İlişkili İfadeler
Bu ülkede, her mahallenin her sokağı güzel bir tarihi meydana çıkar.
Mahalle geceleri sessizdir.
Mahalle meydanına ağaç diktik.
Meydanın ortasındaki çeşme çok güzel.
Uzman, mahallenin merkez meydanında yerli ağaçların bulunmasını tavsiye etti.
Araştırma ekibi mahallenin merkez meydanında yerli ağaçlar keşfetti.
Müşteri mahallenin merkez meydanında yerli ağaçlar talep etti.
Mahallenin merkez meydanına yerli ağaçlar planlıyoruz.
Hükümet mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları onayladı.
Beslenme uzmanı mahallenin merkez meydanında yerli ağaçların bulunmasını önerdi.
Avukat mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları anlattı.
Mahallenin merkez meydanına yerli ağaçlar düzenlediler.
Mahallenin merkez meydanında yerli ağaçların tanıtımını yaptı.
Mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları satın aldı.
Mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları öğrendik.
Mühendis mahallenin merkez meydanında yerli ağaçlar tasarladı.
Öğrenci mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları araştırdı.
Mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları izledik.
Mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları fotoğrafladı.
Mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları onardı.
Doktor mahallenin merkez meydanına yerli ağaçlar reçete etti.
Öğretmen mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları öğretti.
Mahallenin merkez meydanına yerli ağaçlar diktiler.
Mahallenin merkez meydanına yerli ağaçlar teslim aldım.
Mimar mahallenin merkez meydanında yerli ağaçlar planladı.
Gazeteci mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçlarla röportaj yaptı.
Teknisyen mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları test etti.
Mahallenin merkez meydanında yerli ağaçlar kiraladık.
Mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları süsledi.
Mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları temizledi.
Mahallenin merkez meydanındaki yerli ağaçları restore ettiler.
Sürücü yerli ağaçları mahallenin merkez meydanına sürdü.
Mahallenin merkez meydanında yerli ağaçları kutluyoruz.
Ağaçlarla kaplı kaldırım boyunca merkez meydana doğru yürüdük.