🇹🇷 Türkçe
How to say the phrase "Giriş kapısı zeytin yeşiline boyanmıştı." in other languages
Giriş kapısı zeytin yeşiline boyanmıştı.
See how to say the phrase Giriş kapısı zeytin yeşiline boyanmıştı. in 48 languages, with available variations and pronunciation.
Diğer dillerdeki çeviriler
🇺🇸 İngilizce
The front door was painted olive green.
🇪🇸 İspanyolca
La puerta de entrada estaba pintada de verde oliva.
🇩🇪 Almanca
Die Eingangstür war olivgrün gestrichen.
🇯🇵 Japonca
玄関ドアはオリーブグリーンに塗装しました。
🇫🇷 Fransızca
La porte d'entrée était peinte en vert olive.
🇧🇷 Portekizce
A porta de entrada foi pintada de cor verde oliva.
🇷🇺 Rusça
Входная дверь была выкрашена в оливково-зеленый цвет.
🇮🇹 İtalyanca
La porta d'ingresso era dipinta di verde oliva.
🇳🇱 Felemenkçe
De toegangsdeur was olijfgroen geschilderd.
🇵🇱 Lehçe
Drzwi wejściowe pomalowano na kolor oliwkowy.
🇹🇷 Türkçe
Giriş kapısı zeytin yeşiline boyanmıştı.
🇨🇳 Çince
入口门被漆成橄榄绿。
🇮🇷 Farsça
درب ورودی به رنگ سبز زیتونی رنگ شده بود.
🇻🇳 Vietnamca
Cửa ra vào được sơn màu xanh ô liu.
🇨🇿 Çekçe
Vstupní dveře byly natřeny olivově zelenou barvou.
🇮🇩 Endonezce
Pintu masuknya dicat hijau zaitun.
🇰🇷 Korece
현관문은 올리브 그린으로 칠해졌습니다.
🇸🇦 Arapça
تم طلاء باب المدخل باللون الأخضر الزيتوني.
🇭🇺 Macarca
A bejárati ajtót olajzöldre festették.
🇸🇪 İsveççe
Entrédörren målades olivgrön.
🇷🇴 Rumence
Ușa de la intrare era vopsită în verde măsliniu.
🇬🇷 Yunanca
Η πόρτα της εισόδου ήταν βαμμένη σε πράσινο της ελιάς.
🇩🇰 Danca
Indgangsdøren var malet olivengrøn.
🇫🇮 Fince
Ulko-ovi maalattiin oliivinvihreäksi.
🇮🇱 İbranice
דלת הכניסה נצבעה בירוק זית.
🇸🇰 Slovakça
Vstupné dvere boli natreté olivovo zelenou farbou.
🇹🇭 Tayca
ประตูทางเข้าทาสีเขียวมะกอก
🇧🇬 Bulgarca
Входната врата беше боядисана в маслинено зелено.
🇭🇷 Hırvatça
Ulazna vrata bila su obojena maslinasto zelenom bojom.
🇳🇴 Norveççe
Inngangsdøren var malt olivengrønn.
🇱🇹 Litvanca
Įėjimo durys buvo nudažytos alyvuogių žaliai.
🇷🇸 Sırpça
Улазна врата била су офарбана маслинасто зеленом бојом.
🇸🇮 Slovence
Vhodna vrata so bila pobarvana v olivno zeleno.
🇪🇸 Katalanca
La porta d'entrada estava pintada de verd oliva.
🇪🇪 Estonca
Sissepääsuuks värviti oliivroheliseks.
🇱🇻 Letonca
Ieejas durvis bija nokrāsotas olīvzaļā krāsā.
🇮🇳 Hintçe
प्रवेश द्वार को जैतूनी हरे रंग से रंगा गया था।
🇧🇩 Bengalce
প্রবেশ দরজা জলপাই সবুজ আঁকা ছিল.
🇵🇭 Filipince
Ang entrance door ay pininturahan ng olive green.
🇲🇾 Malayca
Pintu masuk dicat hijau zaitun.
🇵🇰 Urduca
داخلی دروازے کو زیتون کے سبز رنگ سے پینٹ کیا گیا تھا۔
🇦🇱 Arnavutça
Dera e hyrjes ishte e lyer me ngjyrë të gjelbër ulliri.
🇻🇦 Latince
Ostium portae pictum est olivae viride.
💚 Esperanto
La enirpordo estis farbita olivverde.
👽 Klingonca
The front door was painted olive green.
🇦🇿 Azerbaycan dili
Giriş qapısı zeytun yaşıl rəngə boyanmışdı.
🇪🇸 Galiçyaca
A porta de entrada estaba pintada de verde oliva.
🇮🇳 Tamilce
நுழைவு வாயில் ஆலிவ் பச்சை வண்ணம் பூசப்பட்டது.
İlişkili İfadeler
Oturma odasından kapıdan mutfağı, pencereden ise sokağı görebiliyorum.
Renkli bayrağın üzerinde beyaz, kırmızı, yeşil ve sarı şeritler var.
Sabah kalktığında pencereyi açmak, kapıyı kapatmak ve odaya girmek için koştu.
Çıkarken kapıyı kapatın.
Bu yemeğin yanında yeşil salata da var mı?
Ana kapının anahtarlarını aldık.
Ana kapının anahtarını buldu.
Ana kapının anahtarlarını düzenledi.
Ana kapının anahtarlarını incelediler.
Ana kapı anahtarlarını tercih ederim.
Ekibimiz ana kapı anahtarlarını planladı.
Öğretmen ana kapının anahtarlarını açıkladı.
Doktor ana kapının anahtarlarını önerdi.
Ana kapı anahtarlarını ziyaret ettik.
Ana kapının anahtarlarını hazırladı.
Ana kapının anahtarlarını temizledi.
Anahtarları ana kapıya getirdiler.
Ana kapının anahtarlarına baktım.
Ana kapının anahtarlarını duyuyoruz.
Ana kapının anahtarlarını çekti.
Anahtarları ana kapıya taktı.
Ana kapının anahtarlarını kilitlediler.
Ana kapının anahtarını açtım.
Ana kapının anahtarlarını aldık.
Ana kapının anahtarlarını o yazdı.
Masif ahşap kapı güvenliği sağlıyordu.
Yeşil çimenler çiy ile kaplıydı.
Çilingir işlenmiş bir demir kapı yaptı.
Yeşil elma gevrek ve hafif ekşiydi.
Çok sıcak bir yeşil et suyunun tadını çıkardık.
Bahçıvan akşam karanlığında yeşil çimleri suladı.
Anahtarla ön kapının asma kilidini kilitledi.